US (hisse senedi) ilerideki bir tarihte teslim edilmek üzere satın almak
Verb
US vadeli döviz muamelesi
dağıtma, teslim, tevdi, tevzi.
Noun
yerine/sahibine verme/teslim etme.
delivery boy: (siparişleri evlere teslim eden) bakkal çırağı.
deliveryman: teslimatçı, malı götürüp müşteriye teslim eden kimse.
Noun
(söylev/nutuk) söyleme/verme, (ders) anlatma/verme, takrir.
Noun
konuşma tarzı.
The speaker's fine delivery.
Noun
topa vuruş, servis.
the pitcher's fine delivery of the ball.
Noun
kurtuluş, kurtulma, halâs, serbest kalma.
Noun
mal tevzii/teslimi.
The delivery is late today. accept /take delivery of: teslim almak,
tesellüm etmek.
cash on delivery = C.O.D.: parası mal tesliminde ödenecek.
Noun
sekiyat, gönderme, mal sevki.
Noun, Commerce
ferağ, mülkün yasal yollardan başkasına devri.
Noun, Law